T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/771 - 2024/1351
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/771
KARAR NO : 2024/1351
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...(...)
ÜYE : ...(...)
ÜYE : ...(...)
KATİP : ...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/10/2022
NUMARASI : 2021/626 Esas - 2022/598 Karar
DAVACILAR : 1-...
: 2-...
: 3-...
: 4-...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : TÜRKİYE HALK BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 22/11/2021
KARAR TARİHİ : 10/10/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 17/10/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıların murisleri olan ...’ın, Halk Bankası A.Ş. den 24/09/2018 tarihinde
beş (5) yıl vadeli, üç (3) ayda bir ödemeli, yirmi (20) taksitli 200.000.00 TL tutarında işletme
kredisi aldığını, Kredi çekim esnasında davalı banka tarafindan peşin alınanan risk kesintisi
2.000.00 TL, peşin alınan masraf tutarı 3.000.00 TL, Bölge Birliği kesintisi tutarı 500.00 TL,
TESKOMB kesinti tutarı 500.00 TL ile Bloke sermaye kesintisi tutari 6.000.00 TL kesilerek
...'a net olarak 188.000,00 TL ödendiğini, Bu sözleşmeye S.S. Kocaeli Esnaf ve
Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi "Müleselsil Kefalet" sıfatıyla kefil olduğunu, söz
konusu bu kredi davalı bankanın İzmit/Kocaeli şb.'den çekildiğini,, kredi için aynı banka şb.nin
acenteliğini yaptığı Halk Hayat ve Emeklilik A.Ş. Adlı (Halk Emeklilik) sigorta şirketine
"Esnafa Hayat Sigortası" tarifesi üzerinden 01/10/2018 başlangıç-01/10/2019 bitiş tarihli 1 yıl
süreli hayat sigortası yapılıp poliçe düzenlendiğini, Krediyi veren davalı bankanın
İzmit/Kocaeli Şubesi Lehine kredi borcu kadar olmak üzere "Dain-i Mūrtehin" hakkı
tanındığını, Ölüm, hastalık ve kaza sonucu maluliyet halleri için teminat miktarları
150.000,00.00 TL belirlendiğini, Hayat sigortasının bir yıllık süresi 01/10/2019 tarihinde
dolduğunda kredi taksit ödemeleri devam ettiği halde, davalı banka şubesince kredi borçlusu olan murise sigortayı yenilemesi konusunda bilgilendirme yapılmadığını, Muris ...,
bu süreçte kanser bastalığı nedeniyle 12/04/2020 tarihinde vefat ettiğini, Murisin ölümünden
sonraya tekabül eden kredi borcu toplam 163.325,02 TL kaldığını, Ölüm olayından önce
Corona Virüsü (Covid-19) salgın hastalığı nedeniyle 24.03.2020 tarihli taksitten itibaren bu
güne kadar geçen süre içerisinde ödeme günü gelen taksit ödemeleri alınan yardım programı
kapsamı içerisine alınarak ertelendiğinden, davacı mirasçılar tarafından henüz bir ödeme
yapılmadığını, Muris tarafından ödenmeyen ölümden önceki 24.03.2020 tarihli 12.695,83 TL
miktarlı taksitin ödeneceğini, Hayat sigortasının yenilenmemesinde kredi borçlusu murise
yüklenecek bir kusuru bulunmadığını Zira hayat sigorta poliçesinin bir yıllık süresinin
bitiminden önce kanser hastalığ teşhisiyle tedavi altına alınmış ve giderek durumu ağırlaşmış olduğundan sigorta müddetinin dolup dolmadığını takip edemediğini, Oysa kredi sözleşmesinin
Teminatlarla ilgili hükümler başlıklı Madde 3'teki hükümlerle bankaya geniş yetkiler tanınmış
olup, bu maddenin 3.4.2 no'lu paragrafi: "Müşterinin anılan sigortaları yaptırmaması veya
süresinde sigortaları yenilememesi halinde, Banka söz konusu sigortayi re'sen yaptirmaya
yenilemeye yetkili olduğu, Ancak bu husus, banka için bir mecburiyet teşkil etmeyecektir."
şeklinde düzenlendiği,. Aynı zamanda sigorta ettiren şirketin acenteliğini de üstlenmiş olan
davalı banka şubesinin sigorta yenilenmesi için kredi borçlusuna bilgilendirme yapmasının
asgari özen yükümlülüğünün bir sonucu olduğu gibi Medeni Kanunu 2. Maddesinde
düzenlenen dürüstlük kuralının da gereği olduğu, Açıklanan kurallar uyarınca kredi borçlusu
olan murise bir bilgilendirme yapılmaması nedeniyle davalı bankanın ağır kusurlu
olduğu,. Davacı mirasçıların, murislerinine davalt bankanın kullandırdığı kredinin teminatı
olarak düzenlenen hayat sigortası poliçesinin bir yıllık müddetinin dolduğu konusunda davalı
bankanın bilgi vermemek ve re'sen de yenilememek şeklinde oluşan kusurlu davranışı
yüzünden büyük bir borç tehdidi altında kaldıkları, Olüm tarihi itibariyle geride kalan
163.325.02 TL borcun; poliçenin yenilenmesi halinde teminat altına alınacak police Üst limiti
150.000,00 TL oldugundan, teminat miktar esas alınarak %70 kusur oranına göre hesaplanan
105.000,00 TL'lik kısmından davacıların borçlu olmadıklarının tespitine, ödeme halinde fazla
ödemenin istirdatina, borçlu olmadıklarni ileri sürdüğümüz 105.000,00 TL yönünden
ödemelerin tedbiren işbu dava sonucuna kadar durdurulmasına, Borçtan Müteselsil borçlu ve
kefil olarak sorumlu olan Sınırlı Sorumlu Kocaeli Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet
Kooperatifi'nin davaya ihbar olunan olarak kabulü ile davadan haberdar edilmesine, yapılacak
yargılama sonucunda davalarının Kabulüne,, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak
kaydıyla, geride kalan 163.325.02 TL kredi borcunun 105.000,00 TL'lik kısmından davacıların
borçlu olmadıklarının tespitlerine, ödeme halinde fazla ödemelerin davalı bankadan geri
alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; huzurdaki davanın davalı bankaya açılması haksız ve isabetsiz olduğu, Davanın
muhatabının hayat sigortasını yapan sigorta şirketi olduğu, davacıların davaya konu talebinin
açık muhatabı sigorta şirketiyken, husumetin davalı Bankaya yöneltmesi hatalı olduğunu,
Davacıların sigorta poliçesinin yenilenmesi gerektiği hususunda davalı bankanın müteveffaya
bildirim yapmadığını ve bu yüzden mevzu bahis poliçenin yenilenmediğini beyan ederek borçlu
olmadıklarının tespitini talep etttikleri, Sigorta poliçesinin yenilenmesi davacı Bankanın
sorumluluğunda olmadığı, Türkiye Hayat ve Emeklilik A.Ş.'nin yapması gereken bir işlem
olduğu Bu talebin davacı Banka husumet gösterilerek çözümlenmesi mümkün olmadığı,
Bankanın da poliçeye konu tutarın ödenmemesinden zarara uğradığı, Davaya konu sigorta
işlemlerinde davalı banka şubesinin müdahalesinin bulunmadığı. Davalı banka sigorta
işlemlerine yalnızca aracılık etmekte olduğunu, Ayrıca sigorta poliçesi Halk Hayat ve Emeklilik
A.Ş. ile davacıların murisi arasında düzenlendiğini,Halk Hayat ve Emeklilik A.Ş’nin. davalı
bankadan bağımsız ve ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğu, Kaldı ki Halk Hayat ve Emeklilik
A.Ş., Türkiye Hayat ve Emeklilik A.Ş. adı altında birleştiği, Sigorta poliçesinin yenilenmeme
nedeni, poliçeye konu teminatın ödenip ödenmemesi tamamen Türkiye Hayat ve Emeklilik
A.Ş.'nin kendi inisiyatifinde olan bir konu olduğu, Davacı tarafa tazminat ödemesi yapılıp
yapılmaması, sigorta poliçesinin yenilenmesi sigorta firmasının yetki ve sorumluluğunda ve
davalı bankanın iradesi dışında gerçekleşen bir işlem olduğu, davalı bankanın tamamen ihtiyari
şekilde kredi kullandırım aşamasında hayat sigortası yapılmasına aracılık ettiğini. Sonraki süreçte sigortanın yenilenip yenilenmediği, bildirim yapılıp yapılmadığı müteveffa ve sigorta
şirketinin sorumluluğunda olup bu sebepten davalı bankaya kusur ve sorumluluk izafe edilmesi
mümkün olmadığı, Bu nedenlerle, Türkiye Hayat ve Emeklilik A.Ş.'ye karşı açılması lazım
gelen davanın banka yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davanın KISMEN KABULÜ ile Davacıların murisi ...'ın davalı Türkiye Halk Bankası AŞ'den çekmiş olduğu 24/09/2018 tarihli işletme kredisi kapsamında ...'ın vefat tarihi olan 12/04/2020 tarihi itibariyle 80.665,42-TL borçlu olmadığının tespitine, (80.665,42 TL borçlu olduklarının tespitine), Fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacıların istirdat talebinin REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak usul ve yasaya aykırı olarak haksız davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, öncelikle, davanın İstanbul Anadolu Adliyesi’nde açılması gerekirken Kocaeli Tüketici Mahkemelerinde açıldığından usul yönünden davanın reddi gerektiğinden verilen karar hatalı olduğunu, bildirim yükümlülüğünün ihlali kapsamında ödeme yapmayan sigorta şirketi olup, müvekkil banka dain mürtehin sıfatı ile poliçe lehtarı olması nedeni ile davanın husumetten reddi gerektiğini, Müvekkil Banka, müşterinin kredi borcunun sigorta poliçesi kapsamında ödenmemesi nedeniyle kredi alacağını tahsil edememe riski ile karşı karşıya kaldığı, bu doğrultuda asıl mağdur ve birinci derecede alacaklı olan müvekkil bankaya dava yöneltilmesi haksız ve isabetsiz bulunduğunu, sigorta poliçesi öncelikli olarak müvekkilin krediden kaynaklı risklerini teminat altına almaktadır. Bu nedenlerle, Türkiye Hayat ve Emeklilik A.Ş.'ye karşı açılması lazım gelen davanın müvekkil banka yönünden açılması gerektiğini, Yargıtay kararlarında da istikrarlı bir şekilde sigorta sözleşmesinden kaynaklanan ölüm tazminatının tahsiline yönelik davaların tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari davalardan olduğu vurgulandığını, krediye ilişkin müşteriye yapılan sigorta içeriği, sigortalılık ilişkisi, hayat sigortasının yenilenmesi ve diğer şartları tamamen Türkiye Hayat ve Emeklilik A.Ş.’nin yetki ve tasarrufunda olduğundan davaya konu hayat sigortasına ilişkin davanın muhatabı Türkiye Hayat ve Emeklilik A.Ş. olduğunu, davacılar murisinin sigorta yenileme hususunda üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmemesinden kaynaklanan mevcut olayda yerel mahkemece hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak müvekkil bankaya müterafik kusur yüklenmesi ve davacıların 80.665,42 TL bakımından borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır, beyanı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/10/2022 tarih, 2021/626 Esas - 2022/598 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; davacıların murisi tarafından kullanılan kredi sebebiyle davalı bankaya borçlu bulunmadıklarının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık hayat sigortası poliçesinin yenilenmeyeceğinin banka tarafından borçluya usulüne uygun şekilde bildirilip bildirilmediği, bildirmesinin gerekip gerekmediği, sigortanın yenilenmemesinde tarafların kusurunun bulunup bulunmadığı, davacıların bu durumda murislerinin borcundan sorumlu olup olmadıkları, sorumlu iseler miktarının ne kadar olacağı hususundadır.
Müteveffa tarafından kullanılan kredi esnaf kredisi olup somut olayda “Bireysel Kredilerde Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği” nin uygulanma yeri yoktur. Yönetmeliğin ilgili hükmü gereğince de, kredi süresi içerisinde sigorta poliçesini yenileme sorumluluğu kredi kullanana ait olmakla birlikte, yenilemeye ilişkin bildirim yapma ve bilgilendirme sorumluluğunun da kredi veren bankaya ait olduğuna ilişkin düzenlemenin mahkemece gerekçe yapıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca bankanın burada asgari özen yükümlülüğünün bulunduğu ve Medeni Kanunun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralları gereğince de, bildirimde bulunması gerektiği ifade edilmiştir. Bu nedenle mahkemece müteveffa ve banka müterafik kusurlu kabul edilmiştir.
Somut olayda müteveffanın kullanmış olduğu kredi Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamındaki bireysel kredi kapsamında değerlendirilemez. Ayrıca kredi sözleşmesi incelendiğinde 3.4.2 maddesinde "müşterinin anılan sigortaları yaptırmaması veya süresinde sigortaları yenilememesi halinde, Banka söz konusu sigortayı re'sen yaptırmaya/yenilemeye yetkilidir. Ancak bu husus banka için bir mecburiyet teşkil etmeyecektir." hükmü bulunmaktadır. Bu hüküm banka lehine kredi teminatını tesis etmesi için düzenlenmiş bir hükümdür. Ters anlamından Banka poliçeyi yenilemeyerek kredi tahsilatını yapamama riskini kendisi almaktadır. Bu hüküm ile davalı bankaya müteveffanın sigorta yenilememesinin yükümlülüğünü yüklemek taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin ruhuna aykırı düşecektir. Yine Esnafa Hayat Sigortası Başvuru formunun ürün özel şartlarında İş bu hayat sigortası ile 18-70 yaş arası kişilerin sigortalanabileceği düzenlenmiştir. Sigorta yenileme tarihinde sigorta yenilenmiş olsa dahi, yenilenen yıl içerisinde müteveffanın yaşı itibariyle 70 yaşını doldurmuş olacağı da bir gerçektir. Anılan sebeplerle sigortanın yenilenmemesinde bankanın bir kusuru olmadığı değerlendirilmekle kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adreslerinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.
Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;
1-Davalının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN KABULÜNE, KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 18/10/2022 tarih, 2021/626 Esas ve 2022/598 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA,
YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA,
a)Davanın REDDİNE,
b)İstirdat talebinin reddine,
c)Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 1.793,14 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.365,54 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
ç)Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
d)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
e)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
f)Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,
g)6325 sayılı HUAK'ın 18/A-11 maddesi uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;
a)İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına,
b)İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,
c)Davalı tarafından yapılan 220,70-TL İstinaf Kanun Yoluna Başvurma harcı ile 187,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 407,70 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
ç)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
d)Davalının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davalıya iadesine,
e)Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/10/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*